LIFE IN A SONG
Hør sangene
Hver sang under er skrevet ut fra en eksempelhistorie, på samme måte som din blir. Filtrer, trykk play og følg teksten.
Skrevet ut fra en eksempelhistorie · Türkçe
Til Nermin — annem
- “her pazar sabahı börek açar, evde önce oklavanın sesini duyarız”
- “herkesin ne sevdiğini ezbere bilir, sofrada önümüze ayrı ayrı koyar”
- “kırk yıllık dikiş makinesini attırmıyor, perdeleri hâlâ kendi dikiyor”
Skrevet ut fra en eksempelhistorie · Türkçe
Til Orhan — babam
- “otuz iki yıl minibüs kullandı, bütün hat onu adıyla tanır”
- “arabada hep aynı kaseti çalardı, o şarkıları biz de ezbere biliriz”
- “her akşam eve gelince önce balkondaki kuşlara yem koyar”
Skrevet ut fra en eksempelhistorie · Türkçe
Til Esra — ablam
- “üniversitede param bitince hiç sormadan hesabıma para yollardı”
- “Burak'la tanıştığı günü yüz kere anlattı, her seferinde bir şey daha ekledi”
- “küçükken saçımı hep o örerdi, o yüzden okula hep geç kalırdık”
Skrevet ut fra en eksempelhistorie · Türkçe
Til Sibel — eşim
- “ilk evimizde buzdolabı yoktu, kışın yoğurdu balkonda saklardık”
- “yirmi yıldır aynı cümleyi kurar: sen otur, ben hallederim”
- “benim bulamadığım her şeyi iki saniyede bulur, sonra hiç başa kakmaz”
Skrevet ut fra en eksempelhistorie · Türkçe
Til Tolga — kankam
- “her doğum günümde gece on ikide arar, uyandırır ve bağıra bağıra kutlar”
- “ehliyeti yeni almışken beni almaya geldi, yarım saat otoparktan çıkamadık”
- “her buluşmada bu sefer ben ödüyorum der, sonra cüzdanını arabada unutur”
Skrevet ut fra en eksempelhistorie · Türkçe
Til Hatice — babaannem
- “bahçedeki dut ağacının altına kilim serer, bütün mahalleyi oraya toplardı”
- “bize masal anlatmazdı, kendi çocukluğunu anlatırdı, hep aynı yerde ağlardı”
- “her bayram elimize harçlık sıkıştırır, sakın kimseye söylemeyin derdi”
Skrevet ut fra en eksempelhistorie · Türkçe
Til Ayten — ilkokul öğretmenim, hâlâ siz derim kendisine
- “köy okulunda tek sınıfta beş sınıfa birden ders verirdi”
- “defterim olmadığı için kendi defterini ikiye böldü, yarısını bana verdi”
- “sınıfa her sabah ilk o gelirdi, sobayı kendi yakardı”
Skrevet ut fra en eksempelhistorie · Türkçe
Til Elif — kızım
- “Bir sarı ayıcık.”
Skrevet ut fra en eksempelhistorie · Türkçe
Til Melis — eşim
- “Ben suyu bile yakarım; o hiç kızmaz, gülüp geçer.”
- “İlk evimizin dar mutfağında ilk kez dans ettik.”
- “İlk buluşmamızda menemeni yaktım, o da güldü.”
- “Sabahları demlikte çay demlenirken mırıldanır.”
Klar for en med navnet i?
LAG SANGEN DIN